Anasayfa / SE / Genel Ekonomik Durum

Genel Ekonomik Durum

Temel Ekonomik Göstergeler

  2017a 2018a 2019b 2020b 2021b 2022b 2023b 2024b
GSYİH
(Cari Fiyatlar, milyar $)
540,6 556,1 529,0 540,8 567,7 598,9 632,5 669,7
GSYİH Büyüme
(Sabit Fiyatlar, %)
2,4 2,3 0,9 1,5 2,1 2,0 2,0 2,0
Kişi Başına Düşen GSYİH
(Cari Fiyatlar, $)
53.412 54.356 51.242 51.892 53.961 56.437 59.107 62.109
Toplam Yatırımlar
(GSYİH’ya oranı, %)
25,8 26,9 26,2 26,5 26,8 27,1 27,3 27,6
Tüketici Fiyat Enflasyonu (ortalama, %) 1,87 2,04 1,74 1,46 1,60 1,80 1,90 1,90
İşgücü (Milyon) 5,0 5,1 5,1 5,1 - - - -
İşsizlik Oranı (%) 6,7 6,3 6,5 6,7 6,6 6,5 6,6 6,6
Cari İşlemler Dengesi
(milyar $)
15,10 9,58 15,17 14,76 15,11 15,51 15,92 16,37
Cari İşlemler Dengesi (GSYİH’ya oranı, %) 2,79 1,72 2,87 2,73 2,66 22,59 2,52 2,44

Kaynak: IMF-Ekim 2019, a: gerçekleşen, b: tahmini


1850 yılında Avrupa’nın kıyısında kalmış fakir bir tarım ülkesi konumundaki İsveç, 1970 yılında kişi başına düşen GSYİH bakımından dünyada üçüncü sıraya yükselmiştir. 1850-1970 döneminde İsveç, dünyanın en hızlı büyüyen ve kalkınan ülkelerin başında gelmektedir.

Yaklaşık 450.000 km² lik yüzölçümü ile alan bakımından Avrupa’nın en büyük ülkelerinden biri olan İsveç, 10 milyonu aşkın nüfusu ve nüfus yoğunluğu bakımından küçük ülkeler arasında yer almaktadır. Yüksek oranda dışa açıklık, oldukça gelişmiş bir iş dünyası ile özellikle hizmet alanında güçlü kamu payının varlığı, günümüzde İsveç ekonomisinin öne çıkan niteliklerini oluşturmaktadır.

Avrupa ülkelerine yönelik demir cevheri ve orman ürünleri ihracatı; eğitime yapılan yatırımlar; serbest girişimin desteklenmesi; demiryolları başta gelmek üzere yabancı sermayeden faydalanmak suretiyle yapılan alt yapı yatırımları; liberal politikalar ile etkin bir bürokratik yapının tesisi bahse konu gelişmenin temelindeki önemli etmenlerdir.

Demir cevheri ve orman ürünleri, tarihsel olarak ülkenin başlıca doğal kaynaklarını oluşturmaktadır. 19. yy. sonlarından itibaren bu kaynakların gittikçe artan bir şekilde gelişmiş ürünlere dönüştürülmesi, ülkenin bugünkü ekonomik faaliyetlerinin de büyük ölçüde temelini teşkil eden sanayi sektörünün hızla gelişmesine imkan vermiştir.

İsveç imalat sanayi çok erken bir aşamada dışa açılmıştır. Dışa açılma mal ihracatı ile başlamış, daha sonra iç pazarın küçüklüğü nedeniyle sanayi şirketleri faaliyetlerini büyük ölçüde yurt dışına taşımışlardır. Başta finans olmak üzere hizmet sektörünün dışa açılmasıyla günümüzde İsveç dünyanın en dışa açık ülkelerinden biri konumundadır.
konumundadır.

İsveç, İnsani Gelişmişlik Endeksine göre dünyada 189 ülke arasında İsveç 7. (UN-2017), Ekonomik Serbestlik Endeksine göre dünyadaki 186 ülke arasında 19. (The Heritage Foundation-2019), Küresel Rekabetçilik açısından dünyadaki 140 ülke arasında 9. (World Economic Forum-2018), İş Yapma Kolaylığı açısından ise dünyada 190 ülke arasında 12. sıradadır (Dünya Bankası-2018).       


Ekonomik Yapı

19. yy. ortalarına kadar tamamen bir tarım ülkesi konumunda olan İsveç’te günümüzde tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü, gerek GSYİH gerekse toplam istihdam içerisinde yaklaşık % 2 civarında bir paya sahiptir. Ülke topraklarının sadece % 10'u tarıma elverişli olmasına rağmen İsveç, tarım ihtiyacının % 80'ini kendi kendine karşılayabilmektedir.

Hayvancılık başlıca üretim faaliyeti olup, tarımsal üretim imkanları ülkenin kuzey ve güney bölgeleri arasında oldukça büyük farklılık arz etmekte ve buğday başta olmak üzere hububat ağırlıklı olan üretim büyük ölçüde ülkenin orta ve güney bölümlerinde gerçekleştirilmektedir. Süt ve süt ürünleri İsveç tarımında merkezi bir role sahiptir.

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi İsveç’te de GSYİH içinde sanayi imalatının payı giderek azalırken, hizmet sektörünün payı artmıştır. Bununla birlikte imalat sanayi, İsveç ekonomisi bakımından büyük bir öneme sahip olup, İsveç hizmet sektörünün önemli bir kısmı ülkenin sanayi altyapısı ile yakından ilintilidir. 2017 yılı itibariyle GSYİH içerisinde sanayinin payı  % 23 olarak gerçekleşmiştir. Sanayi sektöründe çalışan işçi sayısı ise toplam işgücünün % 12'sini oluşturmaktadır.

İmalat sanayiinde toplam üretimin büyük bölümünü kimyasal ürünler, metal ve metal mamulleri, orman ve kağıt ürünleri, makine ekipmanları, motorlu taşıtlar ve bilgisayar, elektronik ve optik cihazlar sanayi oluşturmaktadır.

Başlangıçta, İsveç ekonomisinin bel kemiği olan tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün 20. yüzyılın başlarından itibaren zamanla ekonomiye olan katkısı azalmıştır. 1900’lu yıllardan itibaren ekonomide ön plana çıkan imalat, maden ve inşaat sanayinin 1990’lı yıllara kadar ekonomiye olan katkısı artmıştır. 1990’lı yıllardan itibaren dünyadaki tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi katma değeri diğer sektörlere göre en fazla olan hizmet sektörü, İsveç ekonomisinde önemini arttırmıştır.

GSYİH’nın % 65’ini ve toplam istihdamın da % 86'sını oluşturan hizmet sektörü, ülke ihracatının da önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojisinin güçlü sektörlerden biri haline geldiği İsveç, kablosuz iletişim, yazılım geliştirme, mikroelektronik alanlarında dünyada lider ülkeler arasındadır.

İsveç oldukça gelişmiş ve yüksek standartlarda bir ulaştırma ve iletişim altyapısına sahiptir. Telekomünikasyon altyapısı bakımından İsveç dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almaktadır. Sabit telefon hattı, mobil telefon, kişisel bilgisayar, internet ve genişbant kullanımı son derece yaygındır. Yaklaşık 10 milyon nüfuslu ülkede kişisel ve iş amaçlı internet erişimi 7 milyona yaklaşmış olup, evlerin % 90’ından fazlasında bilgisayar bulunmaktadır.


Ekonomik Performans

1991–1993 yılları arasında 20.yüzyılın en büyük durgunluğuna şahit olan İsveç ekonomisi 1994 yılından sonra hızlı bir toparlanma sürecine girerek, 2000 yılına kadar yıllık ortalama % 3,4 oranında bir büyüme gerçekleştirmiştir. 2001 yılında özellikle bilgi teknolojisi sektörünün en çok etkilendiği küresel kriz nedeniyle yine bir daralmaya maruz kalmıştır. 2008 yılına gelindiğinde yaşanan küresel krizin etkisi 2010 yılından itibaren ortadan kaldırılmıştır.

İsveç’in resmi ekonomi politikasını oluşturan başlıca unsurlar arasında istikrarlı bir kamu maliyesi, düşük enflasyon, geniş kapsamlı yeniden bölüşüm politikası, yüksek vergi sistemi ve kayıtlı işsizliği düşük tutmaya yönelik olarak hizmet içi eğitimi de içeren çok yönlü işgücü piyasası politikası yer almaktadır.

İstikrarlı bir kamu maliyesi oluşturmak için kamu gelirlerini arttırarak giderleri azaltma yoluna giden İsveç, bu hedefine ulaşmak için sağlık, emeklilik, konut teşviki, çocuk ödeneği gibi harcamaların düşürülmesine yönelik bir dizi ekonomik tasarruf programları ile başta bankacılık, kamu hizmetleri ve telekomünikasyon olmak üzere, bazı sektörleri özelleştirme yoluna gitmiştir. 

Özellikle 2001–2002 yıllarında kamu maliyesini iyileştirmek amacıyla vergi oranlarında yapılan artış ile uygulanan yüksek vergi oranları, 2006 yılından sonra işsizlik oranını düşürmek ve işgücünü teşvik etmek amacıyla tekrar düzenlenmiştir.

İşsizlik oranının ülke çapında azaltılması amacıyla öncelikli olarak ekonomik büyüme ve işgücü talebini arttırma hedeflenmiştir. İsveç yönetimi, bunun yanında daha kaliteli ve verimli işgücü sağlamaya yönelik eğitim programlarının desteklenmesi, çeşitli kamu sektörlerinde daha fazla istihdam yaratılması, işsiz gençlere yönelik staj programlarının hazırlanması ve yine işgücünü teşvik etmek için vergi muafiyeti ya da vergi indiriminin sağlanması gibi teşvik programları uygulamaktadır.

İhracat odaklı bir ekonomiye sahip olan İsveç’te, faiz ve vergi oranlarının düşürülmesi ile oluşan olumlu etki sayesinde hem iç hem de dış talebin artması, 2008 küresel krizinin çabuk atlatılmasını sağlamıştır. 2010 yılından itibaren İsveç ekonomisinin hızlı bir toparlanma sürecine giren İsveç ekonomisi, 2010 yılında en hızlı büyüyen ülkeler arasında ilk sıralara yükselmiş, 2011 yılından itibaren ise büyümenin devam ettiği ancak büyüme hızının yavaşladığı gözlenmiştir.

Merkez Bankası deflasyon baskılarını yakından takip etmekte ve genişlemeci para politikasını devam ettirmektedir. İsveç’te fiyatlar ve ücretler geçmiş birkaç yıldır çok az artmakta ve ülkenin rekabet gücünü desteklemeye yardımcı olmaktadır.

İsveç’in 2018 yılı itibariyle toplam GSYİH’sı 551,1 milyar dolar ve kişi başına düşen GSYİH’sı ise 53.873 dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkede GSYİH büyüme, 2017’de % 2,4, 2018’de ise % 2,3 olarak gerçekleşmiştir. Özellikle inşaat sektöründeki yatırımların etkisi ile ekonomik büyümenin benzer oranlarda devam etmesi beklenmektedir. 2017 yılı GSYİH, % 1,6 tarım, % 33 sanayi, % 65,4 hizmetler üretiminden oluşmuştur. İsveç’te 2018 yılında enflasyon % 2, işsizlik ise % 6,3 oranında gerçekleşmiştir.

Küresel ekonomik büyüme İsveçli imalatçıların ihracatını daha da artırmakta ve içeride ekonomik büyümeye yardımcı olmaktadır. İç pazarın küçüklüğü nedeniyle dış ticaret ülke ekonomisinde hayati bir öneme sahiptir. Bu itibarla İsveç, dışa açıklık oranı yüksek ekonomilerinden birisidir. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre İsveç’in, 2018 yılı dünya mal ihracatı ve ithalatındaki payı sırasıyla % 0,9 (33.) ve % 0,9 (31.) olup, dünya ticari hizmetler ihracatında 20nci, ithalatında ise 22nci olduğu görülmektedir.

Kısa ve orta dönemde İsveç ekonomisinin öncelikli konularının artan ev fiyatlarını engellemek ve göçmenleri işgücü piyasasına entegre etmek olacağı görülmektedir

Sitemizde ve uygulamamızda çerezler kullanılmaktadır. Buradan İnceleyebilirsiniz..